Üniversite seçimini yaptığımızda aslında hayatımızda birçok şeyin seçimini yapmış oluyoruz. Aşağıda bu seçimleri sizlere farklı bir perspektiften anlatmaya çalışacağım.
Üniversite hayatınız kişiliğinizin son şeklini aldığı hayatınız boyunca sizinle olacak alışkanlıklarınızı edindiğiniz ilk tecrübeleri yaşayacağınız belki de hayatınızın en önemli dönemi. Haliyle üniversite hayallerini kurarken birkaç kıstası göz önüne almak gerekiyor. Bunlar okunmak istenen bölüm, üniversite seçimi ve şehir seçimi olarak değerlendirilebilir. Gelin bu kriterlerin bir eleştirisini yapalım.
Üniversitede seçeceğiniz bölüm çoğu zaman en önemli kıstas olarak görünse de çok spesifik bir bölüm seçmediğiniz takdirde (tıp, eczacılık vb.) okuduğunuz bölüm hayatınıza çok etki etmiyor. Okumak istenilen bölümle alakalı vizyonu geniş tutmak önemli. Bugün ‘Kamu Yönetimi’ den mezun olan bir kişi bankalarda, özel sektörde, hukuk alanında ve aslında en önemli varoluş sebebi olan kamu da çalışabiliyor. Burada öne çıkan şey kişinin tamamen kendisi. Derslere ağırlık verip KPSS sınavına çalışan öğrenci kamuya girerken, sosyal yanı ağır basan öğrencilerin özel sektörü tercih etmesi hatta eğitimi ile alakasız bir alanda kendi işini kurması çoğu mezun için görülen bir şey. Herkesin her işi yapabildiği ülkemizde (mühendislerin müdürlük yapması, doktorların belediye başkanı olması vb.) aslında seçtiğiniz bölümden daha önemli şeyler var.
Okumak istediğiniz bölüm kadar okumak istediğiniz üniversite de önemli. Her yerde olduğu gibi Üniversiteler arasında da büyük üniversite küçük üniversite ayrımı var. Ve bu ayrım maalesef işverenler tarafından yapılıyor. O yüzden önemli. Okumak istediğiniz üniversitenin boyutunu bölümlerin puanlarından anlayabilirsiniz.
Ve geldik belki de en önemli kritere. Hangi şehirde öğrenim göreceksiniz? Arkadaşlar siz de biliyorsunuz ki üniversiteye girdiğiniz zaman bütün gününüz derslerle geçmeyecek. Günün büyük çoğunluğunda serbest olacaksınız. Bu yüzden gittiğiniz şehir çok önemli. Sosyal olanaklar, kütüphane, şehrin cazibesi, kampüsü, şehir halkının öğrenciye yaklaşımı sizin eğitim hayatınızı doğrudan etkileyecek. Şehrin sizin gelişiminize etki edebilmesi gerekiyor. Türkiye’de hiçbir şehir İstanbul gibi olmasa da bu seçimi büyük şehirlerden yana kullanmanızı öneririm.
Hayatınızla ilgili kendinize sormanız gereken doğru soruyu bulduğunuz zaman, her şeyin başladığı andır. 6 sene sonra kendinizi nerede görmek istiyorsunuz? İş garantisinin olduğu Kamuda mı? Yükselme imkânının olduğu özel sektörde mi? Yoksa kendi işinizin patronu olarak mı? Bu soruya verdiğiniz cevap karşısında hedefe giden yolda nerede olduğunuzu görecek ve adımlarınızı buna göre atacaksınız.
Tabi bunlara ek olarak bölüm birincisi olarak bitirdiğiniz okul size hayatınız boyunca muhteşem bir referans olabilir. Bir öğrenci derneğinde aldığınız görev, size yeni kapılar açabilir. Yaptığınız organizasyonlar, kişisel başarılarınız sizi bambaşka yerlere taşıyabilir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder